Omar Baban Design

Omar Baban Design Timeless and exclusive designs that bring ethnic and traditional elements to our everyday lives.

YAŞATMANIN SANATIGÖNÜL PAKSOYNişantaşı’nın bitişik nizam binalarla örülü sokaklarından birinde, bir apartmanın en üst ka...
01/11/2026

YAŞATMANIN SANATI

GÖNÜL PAKSOY

Nişantaşı’nın bitişik nizam binalarla örülü sokaklarından birinde, bir apartmanın en üst katındayız. Kapı açılıyor; Anadolu’nun toprağından üretilmiş terra cotta döşemelerin ardından, bir evden çok daha fazlasını barındıran, yıllar içinde katman katman yaratılmış bir dünyaya adım atıyoruz.

Duvarlardan bize doğru uzanan arkeolojik buluntular, el dokuması kumaşlar, kurumuş bitkiler, tavus kuşu tüyleri, eski ipeklerden sökülmüş iplikler, bir yılanın değiştirip bıraktığı deri gömlek, çantaya dönüşmeyi bekleyen eski bir fes, Hindistan’dan gelmiş el yapımı defterler, boncuklar… Birbirinden bağımsız görünen bütün bu nesneler, burada şaşırtıcı bir uyum içinde bir araya geliyor.

Bir kimya mühendisinin, ressamın, tasarımcının ve kültürel mirasın tutkulu bir koruyucusunun hikâyesi bu.

Bir yanda her biri Arkeoloji Müzesi’ne kayıtlı eserlerden oluşan bir koleksiyon, diğer yanda iki yüz elli kişiyi ağırlayan sofralar, kök boyalarla renklenen kumaşlar ve hiçbir şeyin atılmadığı bir atölye. Bütün bu dünyanın ardında ise Gönül Paksoy’un yaşam felsefesini özetleyen tek bir cümle var:

“Doğada atık yoktur.”

Peki, bir ev hem bir müzenin titizliğini hem de bir atölyenin özgürlüğünü nasıl barındırabilir? Bir insan, dokunduğu her şeye yeniden hayat vermeyi nasıl başarır?

✨ Fotoğraflar çok şey anlatır ancak yazının tamamını okumak, fotoğrafları daha iyi okuyabilmemize de olanak tanır. Gönül Paksoy’un yaşam felsefesini, kültürel mirasla kurduğu bağı ve yaşatmanın sanatına dönüşen dünyasını keşfetmek için yorumlara “GÖNÜL” yazın. Yazının tamamını sizinle DM üzerinden paylaşalım.

Konuk: Gönül Paksoy Gönül Paksoy
Konuk seçimi ve kreatif direktör: Omar Baban Omar Baban
Yazar: Dalia Maya Dalia Maya
Fotoğrafçı ve editör: Tarık Cengiz Tarık Cengiz

YAŞATMANIN SANATIGÖNÜL PAKSOYNişantaşı’nın bitişik nizam binalarla örülü sokaklarından birinde, bir apartmanın en üst ka...
01/11/2026

YAŞATMANIN SANATI

GÖNÜL PAKSOY

Nişantaşı’nın bitişik nizam binalarla örülü sokaklarından birinde, bir apartmanın en üst katındayız. Kapı açılıyor; Anadolu’nun toprağından üretilmiş terra cotta döşemelerin ardından, bir evden çok daha fazlasını barındıran, yıllar içinde katman katman yaratılmış bir dünyaya adım atıyoruz.

Duvarlardan bize doğru uzanan arkeolojik buluntular, el dokuması kumaşlar, kurumuş bitkiler, tavus kuşu tüyleri, eski ipeklerden sökülmüş iplikler, bir yılanın değiştirip bıraktığı deri gömlek, çantaya dönüşmeyi bekleyen eski bir fes, Hindistan’dan gelmiş el yapımı defterler, boncuklar… Birbirinden bağımsız görünen bütün bu nesneler, burada şaşırtıcı bir uyum içinde bir araya geliyor.

Bir kimya mühendisinin, ressamın, tasarımcının ve kültürel mirasın tutkulu bir koruyucusunun hikayesi bu.

Bir yanda her biri Arkeoloji Müzesi’ne kayıtlı eserlerden oluşan bir koleksiyon, diğer yanda iki yüz elli kişiyi ağırlayan sofralar, kök boyalarla renklenen kumaşlar ve hiçbir şeyin atılmadığı bir atölye. Bütün bu dünyanın ardında ise Gönül Paksoy’un yaşam felsefesini özetleyen tek bir cümle var:

“Doğada atık yoktur.”

Peki, bir ev hem bir müzenin titizliğini hem de bir atölyenin özgürlüğünü nasıl barındırabilir? Bir insan, dokunduğu her şeye yeniden hayat vermeyi nasıl başarır?

✨ Fotoğraflar çok şey anlatır ancak yazının tamamını okumak, fotoğrafları daha iyi okuyabilmemize de olanak tanır. Gönül Paksoy’un yaşam felsefesini, kültürel mirasla kurduğu bağı ve yaşatmanın sanatına dönüşen dünyasını keşfetmek için yorumlara “GÖNÜL” yazın. Yazının tamamını sizinle DM üzerinden paylaşalım.

Konuk: Gönül Paksoy Gönül Paksoy
Konuk seçimi ve kreatif direktör: Omar Baban Omar Baban
Yazar: Dalia Maya Dalia Maya
Fotoğrafçı ve editör: Tarık Cengiz Tarık Cengiz

AKIDEA Symbol of Loyalty, Promise, Mastery, and Cultural Memory Akide takes its name from the Arabic root "akd," meaning...
19/10/2026

AKIDE

A Symbol of Loyalty, Promise, Mastery, and Cultural Memory Akide takes its name from the Arabic root "akd," meaning bond, agreement, and loyalty.

For centuries, it has stood for more than a colorful confection, it has symbolized trust, continuity, and the wish for lasting harmony.

In Ottoman culture, akide became a powerful emblem that quietly expressed loyalty and mutual respect, honoring human relationships without the need for words.

At OBD, we drew inspiration from this enduring memory and reinterpreted the elegance, color, and cultural depth of akide through the language of glass.

Just as akide is shaped by fire, patience, and skilled hands, glass is born from fire and refined through craftsmanship and precise timing.
This shared process led us to bring the two crafts together, giving rise to the Akide Glass Collection.

The Akide Glass Collection carries
the following messages without the need for words:

"Our bond is precious."
"Our promise is strong."
"May the sweetness between us never fade."

KATMANOttoman dress brought together garments, fabrics and details in carefully composed layers. From the içlik closest ...
23/09/2026

KATMAN

Ottoman dress brought together garments, fabrics and details in carefully composed layers. From the içlik closest to the body to the entari and kaftan, each layer shaped the silhouette and added its own texture, colour and presence.

Inspired by this layered visual language, KATMAN translates the rhythm of Ottoman textiles and dress into contemporary objects. On our poufs, contrasting fabric panels meet braided edges, bringing colour, craft and character into the home.

From garment to object, from body to space.

For those who love bringing colour, texture and craftsmanship into their living spaces. Message us to discover KATMAN.

THE MEMORY OF MOULDS: THE CARTONPIERRE MUSEUMReopened in Beyoğlu's historic French Orphanage, the Cartonpierre Museum br...
19/09/2026

THE MEMORY OF MOULDS: THE CARTONPIERRE MUSEUM

Reopened in Beyoğlu's historic French Orphanage, the Cartonpierre Museum brings before visitors not just a collection of moulds, but the architectural memory of Istanbul itself.

Cartonpierre often goes unnoticed, on a ceiling, a wall surface, a door frame. Yet it is one of the most influential details in defining a building's character. It transforms a space's scale, rhythm and relationship with light, giving a flat surface depth, elegance and a story. From ceiling medallions to cornices, from rosettes to column capitals, these ornaments reveal the emotional side of architecture as well as its structural one.

The museum's original moulds carry forward the accumulated craft knowledge behind the ornamentation of many of Istanbul's historic buildings, above all the Dolmabahçe, Yıldız and Beylerbeyi palaces. This knowledge is the product of a tradition of production that began with the master Parseh Cezayirliyan, continued through his son Garabet Cezayirliyan, and extended to Kemal and Cemal Cinbiz. Passed down from generation to generation, this labour is one of the rare examples of how handcraft leaves a lasting mark on architecture.

Looking at these moulds today, we see not only the form of a motif, but also the patience of the hand that shaped it, the aesthetic language of an era, and the stories hidden within the buildings. Because in the right hands, an architectural detail is never mere decoration, it is the memory of the space.

GÖRME SANATININ USTASISELDEN EMREPART IIBir antikacı, ömrü boyunca biriktirdiği eşyaları geride bırakıp, arkasına hiç ba...
13/09/2026

GÖRME SANATININ USTASI

SELDEN EMRE
PART II

Bir antikacı, ömrü boyunca biriktirdiği eşyaları geride bırakıp, arkasına hiç bakmadan gidebilir mi?

Selden Emre’nin Ayvalık’taki dünyasını keşfetmeye devam ederken sohbetimiz, nesneler kadar onlarla kurduğumuz bağlara da uzanıyor. Neyi seçiyoruz, neden saklıyoruz, nelerden vazgeçebiliyoruz?

Çukurcuma’yı yirmi iki yaşında seçmiş, kimsenin oturmadığı karanlık bir mahalleyken. Dükkanı sokağın en küçüğüymüş. Bir gün Rahmi Koç uğramış dükkana. İlk gelişinde ona ikram edilen çayda kahve kokusunu alınca sonraki seferler piknik sepetleriyle gelmiş Selden’i ziyarete. Çay takımları sepetten çıkarken Rahmi Bey’le tanışmak isteyenler de sözde tesadüfen uğramaya başlamış dükkana. “Öyle öyle Çukurcuma Çukurcuma olmaya başladı.”

Ayvalık’taki evlerin hikayesi de bir o kadar beklenmedik. Bir arkadaşının küçük oğlu sıkılınca “Hadi gel, bir dolaşalım, ev alırız.” diyor. O günlerde Cunda’daki evini alıyor. Ardından mobilya bakmaya gittiği konağa hayran kalıyor: “Ay çok güzelmiş. Ben alırdım bunu.” Dört beş yıl sonra gelen bir telefon, o cümleyi yeniden karşısına çıkarıyor: “Abla, o ev satılık.”

Ayvalık’taki evinde dolaplar kurulacak sofralar için doluyken, İstanbul’daki yaşam alanını bilerek boş bırakıyor. Bütün evlerini geride bırakıp yalnızca üç parça götürebilse neyi seçeceğini sorduğumuzda ise cevabı beklenmedik,

“Vay canına, hiçbir şeyi almadan çıkarım yani. Gidiyorsa hepsi gitsin diye.”

Yine de annesinden kalan, başı kırılıp yapıştırılmış bir heykeli her yere yanında götürüyor. Bütün bir evi bırakabilmekle küçük bir hatıradan kopamamak arasında, Selden’in hikayesinin en kişisel katmanları açılıyor.

Konuk: Selden Emre Selden Emre
Konuk seçimi ve kreatif direktör: Omar Baban Omar Baban
Yazar: Dalia Maya Dalia Maya
Fotoğrafçı ve editör: Tarık Cengiz Tarık Cengiz

GÖRME SANATININ USTASISELDEN EMREPART IAyvalık’ta, denize ikinci sıradaki Gümrük Caddesi’nin tam köşesinde, yüksek ahşap...
06/09/2026

GÖRME SANATININ USTASI

SELDEN EMRE
PART I

Ayvalık’ta, denize ikinci sıradaki Gümrük Caddesi’nin tam köşesinde, yüksek ahşap kapıların ardındaki bir konağa giriyoruz. Bir zamanlar hamam, ardından zeytinyağı deposu olarak kullanılan bu ev, bugün Selden Emre’nin yüklediği hikâyeler, dostluklar, sanat eserleri ve kurulmayı bekleyen sofralarla yaşıyor.

Bu, annesinin yanında antikacılığın içine doğarak yetişen bir “göz”ün hikâyesi. On üç yaşındayken eski bir başbakanın boşaltılan evinde bulduğu iki Hermès çantayı “çöp” diyerek geri gönderen, küçük bir Christofle kürdanlığı ise kızına bırakan bir annenin terbiye ettiği gözün…

Selden’in evinde hiçbir şey yalnızca dekor değil; her nesne bir davetin demirbaşı.

Ömrü boyunca dolapları, büfeleri ve masaların altını dolduran Selden; İstanbul’daki odasını bilinçli olarak boş bırakıyor. Cunda’daki evine yaşamı, Ayvalık’taki konağa davetleri yüklüyor. Evin ne olduğunu sorduğumuzda ise bütün bu dünyayı tek bir cümleyle açıklıyor:

“Sen ne yüklersen o.”

✨ Fotoğraflar çok şey anlatır ancak yazının tamamını okumak, fotoğrafları daha iyi okuyabilmemize de olanak tanır. Selden’in hikâyesini, annesinden miras kalan gözünü ve yaşam alanındaki izlerini keşfetmek için yorumlara “SELDEN” yazın. Yazının tamamını sizinle DM üzerinden paylaşalım.

Konuk: Selden Emre Selden Emre
Konuk seçimi ve kreatif direktör: Omar Baban Omar Baban
Yazar: Dalia Maya Dalia Maya
Fotoğrafçı ve editör: Tarık Cengiz Tarık Cengiz

02/09/2026

Tasarım sürecinin en keyifli yanı, işin mutfağında olmak, hayal ettiğiniz, zihninizde şekillendirdiğiniz ve tasarladığınız bir şeyin ustaların ellerinde hayat bulmasına, adım adım gerçeğe dönüşmesine tanıklık etmek.
Bu anın verdiği heyecan ise paha biçilemez. - Omar

🌀

The most rewarding part of the design process is being behind the scenes watching something you imagined, envisioned, and designed come to life in the hands of skilled artisans, unfolding before your eyes.

Witnessing that transformation is simply priceless. - Omar

İnsanlar bağ kurmaya ihtiyaç duyar, objeler de bu bağı sağlar.Bir objenin hikayesi benim için her zaman önemli oldu. Ner...
25/08/2026

İnsanlar bağ kurmaya ihtiyaç duyar, objeler de bu bağı sağlar.

Bir objenin hikayesi benim için her zaman önemli oldu. Nereden geldiği, kimin yaptığı, hangi ellerin ona dokunduğu, İnsan elinin ve emeğinin bıraktığı iz, objeye yalnızca karakter değil, bir tür duygu da kazandırıyor.

Belki de bu yüzden el işçiliğiyle üretilmiş parçalarla farklı bir bağ kuruyoruz. Çünkü birileri onları yapmak için zaman ayırdı, malzemeye dokundu, biçim verdi, üzerinde düşündü.
O emeğin içinde bir tür şefkat olduğuna inanıyorum.

Yeni puf koleksiyonumuz üzerinde çalışırken beni en çok ilgilendiren de bu, İşlevsel bir mobilyanın, renk, kumaş ve el işçiliği aracılığıyla zamanla yaşadığımız mekanın hikayesinin bir parçasına dönüşmesi. OB

🌀

The story of an object has always mattered to me. Where it comes from, who made it, whose hands have touched it. The trace left by the human hand and by craftsmanship gives an object not only character, but also a certain sense of emotion.

Perhaps this is why we form a different kind of connection with pieces made by hand. Someone took the time to make them; to touch the material, shape it, and think through every detail. I believe there is a kind of affection embedded in that process.

As I work on our new pouf collection, this is what interests me most, how a functional piece of furniture, through colour, fabric and craftsmanship, can gradually become part of the story of the space we live in.

The Governor’s Palace — Byblos, LebanonIn the heart of Byblos, considered one of the oldest continuously inhabited citie...
15/08/2026

The Governor’s Palace — Byblos, Lebanon

In the heart of Byblos, considered one of the oldest continuously inhabited cities in the world, the Ottoman era Governor’s Palace is an impressive structure that demonstrates how the past can be kept alive without being perfected.

The work carried out over the years by Joseph Achkar and Michel Charrière is based on preserving the palace rather than recreating it. The 18th-century wall and ceiling paintings, the original spatial layout, stone surfaces, and the traces left by time continue to exist as part of the building’s memory.

Within the palace interiors, different geographies and periods come together, mother of pearl inlaid furniture, carved wooden chairs, Damascene objects, Ottoman style divans, antique rugs, silverware, crystal, miniature portraits, and an elaborate canopy bed brought from India…

None of these confines the space to a particular period. On the contrary, together they create a layered interior world that feels as though it has accumulated over centuries.

The way the relationship between past and present is established not by making the new resemble the old, but by allowing the old to retain its own voice is particularly compelling.

The wear on the walls, faded colours, the texture of aged wood, and objects collected from different periods become parts of the same story. Lived experience takes precedence over perfection; memory over decoration.

It stands before us as evidence that the soul of a space deepens not by erasing the traces of time, but by preserving them.

Images from: Oriental Living
Photography by: Guillaume de Laubier 🧿✨💫

Address

Üsküdar

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Omar Baban Design posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category

Nearby home improvement businesses